<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Cemal Şakar</title>
        <description>Gidenler gidenler...</description>
        <link>http://cemalsakar.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 23:06:46 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>CEMAL ŞAKAR/AŞK EDEBİYATI MI?</title>
            <link>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-ask-edebiyati-mi_52443021.html</link>
            <guid>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-ask-edebiyati-mi_52443021.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;Acirc;dem&amp;rsquo;in Aşkı Bilmesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mistik &amp;ouml;ğreti genellikle &amp;Acirc;dem&amp;rsquo;in yaratılmasını ve yery&amp;uuml;z&amp;uuml;ne g&amp;ouml;nderilmesini aşkla a&amp;ccedil;ıklama eğilimindedir: &amp;ldquo;Allah &amp;acirc;lemi sevgiden meydana getirmiştir. O halde sevgi b&amp;uuml;t&amp;uuml;n hallere ve makamlara, dolayısıyla b&amp;uuml;t&amp;uuml;n işlere eşlik eder.&amp;rdquo;&lt;a name=&quot;_ftnref1&quot; href=&quot;file:///H:/Cemal%20%C5%9Eakar/BELGELER/Edebiyat%C4%B1n%20S%C4%B1r%C3%A7a%20Kulesi/A%C5%9Fk%20Edebiyat%C4%B1%20m%C4%B1.doc#_ftn1&quot;&gt;[1]&lt;/a&gt; İbn&amp;uuml;&amp;rsquo;l Arab&amp;icirc;&amp;rsquo;nin bu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncesi aslında mistisizmin bakışını &amp;ouml;zetler mahiyettedir. Varlığın esrarı aşkta yatmaktadır; eğer bir insan yaratılış amacının ve hikmetinin ne olduğunu anlamak isterse mutlaka aşkı kavramak zorundadır. Zaten &amp;lsquo;Gizli Hazine&amp;rsquo; hadisi de &amp;acirc;lemlerin aşktan yaratıldığının en &amp;ouml;nemli dayanaklarından birini oluşturmaktadır. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mistikler, Allah&amp;rsquo;ın isimlerini iki temel kategoride toplar: Rahmet ve Gazap. Onlara g&amp;ouml;re; &amp;Acirc;dem cennetteyken, Allah&amp;rsquo;ın rahmet ve g&amp;uuml;zel.. ( &lt;a href=&quot;http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-ask-edebiyati-mi_52443021.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2009 23:53:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Cemal Şakar ile konuştuk/ Nurettin Durman</title>
            <link>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-ile-konustuk-nurettin-durman_49207791.html</link>
            <guid>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-ile-konustuk-nurettin-durman_49207791.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;img src=&quot;http://www.dunyabizim.com/images/news/6618.jpg&quot; /&gt;&lt;br /&gt;Cemal Şakar: D&amp;uuml;nyada neler oluyordu, bense nelerle meşgul oluyordum!09 Ağustos 2009 Pazar 09:00&lt;p&gt;Cemal Şakar, Aylık dergide yazarken izlediğim bir &amp;ouml;yk&amp;uuml;c&amp;uuml;. Yazarın gelişimi hayatıyla &amp;ouml;zdeş olarak s&amp;uuml;r&amp;uuml;yor. &amp;Ouml;yk&amp;uuml; &amp;ouml;yk&amp;uuml;y&amp;uuml; yazılmaya &amp;ccedil;ağırırken ben de &amp;ouml;yk&amp;uuml;n&amp;uuml;n ilk &amp;ccedil;ıkış noktalarına varmak i&amp;ccedil;in Cemal&amp;rsquo;e sorularımı y&amp;ouml;nelttim. O başlangı&amp;ccedil;lar yok mu? O sessiz sedasız y&amp;ouml;nelişler. Kalemin insanın.. ( &lt;a href=&quot;http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-ile-konustuk-nurettin-durman_49207791.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2009 20:29:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Cemal Şakarla Yazı/n, Sanat Kuramı ve Hayat Üzerine</title>
            <link>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-la-yazi-n-sanat-kurami-ve-hayat-uzerine_48724551.html</link>
            <guid>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-la-yazi-n-sanat-kurami-ve-hayat-uzerine_48724551.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;img align=&quot;left&quot; src=&quot;http://www.haksozhaber.net/images/news/11453.jpg&quot; /&gt;Cemal Şakar&amp;rsquo;la bu dergilerde yayınlanan yazıları yanında Yazı Bilinci kitabı odaklı bir s&amp;ouml;yleşi ger&amp;ccedil;ekleştirdik.01.08.2009 23:19&lt;p&gt;&lt;i&gt;Sanatın artık bilinen işlevini yitirdiğine ilişkin yorumlar, onun yeni bir işlevselliği &amp;uuml;stlendiği tarzındaki bakışlara aracılık ederek, bizde de sık sık g&amp;uuml;ndeme getirilen bir konudur. Sanatın sonu sorunundan k&amp;uuml;lt&amp;uuml;r end&amp;uuml;strisine uzan bir konu bu aslında. Sanat sorunu evet yanlış de.. ( &lt;a href=&quot;http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-la-yazi-n-sanat-kurami-ve-hayat-uzerine_48724551.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2009 23:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Cemal Şakar/Yabancılaşmanın Zevali</title>
            <link>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-yabancilasmanin-zevali_40951051.html</link>
            <guid>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-yabancilasmanin-zevali_40951051.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Yabancılaşma, tanımı gereği yabancılaşmamış, aslına, ruhuna, yaratılış gayesine uygun bir durumu indim&amp;acirc;c eder. Kavramın olumlu&amp;nbsp;bir durumu varsayması; olumsuzluğu, hastalığı tanımlarken atıf yaptığı olumluluk hali nedeniyle aydınlar, kavramı sık&amp;ccedil;a kullanmışlardır. &amp;Ouml;zellikle Tanzimat&amp;rsquo;la iyice g&amp;uuml;n y&amp;uuml;z&amp;uuml;ne &amp;ccedil;ıkan yarılmanın, kopmanın, &amp;ccedil;&amp;ouml;k&amp;uuml;ş&amp;uuml;n yarattığı travmatik durumun adlandırılmasında M&amp;uuml;sl&amp;uuml;man aydınların sık&amp;ccedil;a başvurduğu bir kavram olmuştur.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hegel&amp;rsquo;in metafizik tanımının yanında Marks&amp;rsquo;ın materyalist bir anlam y&amp;uuml;klemesiyle s&amp;ouml;zc&amp;uuml;k dağarcığımıza giren kavram daha sonraları akıl hastalığı anlamına kadar genişlemiştir. Ahmet Cevizci, s&amp;ouml;zl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nde yabancılaşmaya .. ( &lt;a href=&quot;http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-yabancilasmanin-zevali_40951051.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 07 Apr 2009 23:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>CEMAL ŞAKAR / ÖYKÜNÜN AYDINLIĞI</title>
            <link>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-oykunun-aydinligi_39909341.html</link>
            <guid>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-oykunun-aydinligi_39909341.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Marks&amp;rsquo;tan ilhamla sanat afyondur, dersek fazla mı ileri gitmiş oluruz! Nietzsche&amp;rsquo;den uzun bir alıntıyla tezimizi destekleyelim: &amp;ldquo;Başımıza bir k&amp;ouml;t&amp;uuml;l&amp;uuml;k geldiğinde ya nedeni ortadan kaldırarak başa &amp;ccedil;ıkarız onunla ya da duygularımız &amp;uuml;st&amp;uuml;ndeki etkisini değiştirerek. Yani yararı belki daha sonra anlaşılacak bir iyilik olarak yeniden yorumlarız k&amp;ouml;t&amp;uuml;l&amp;uuml;ğ&amp;uuml;. Din ve sanat (ve de metafizik felsefe) kısmen yaşantılar hakkındaki yargımızı (&amp;ouml;rneğin Tanrı sevdiğini d&amp;ouml;ver ilkesinin yardımıyla) değiştirerek, kısmen de acıdan, genel olarak duygudan bir haz almayı sağlayarak (trajik sanat buradan alır &amp;ccedil;ıkış noktasını) bu duygunun değişmesini sağlamaya &amp;ccedil;alışırlar. Kişi yeniden yorumlamaya ve bahane bulmaya ne denli eğilimli olursa k&amp;ouml;t&amp;uuml;l&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n nedenlerini o denli az kavrayacak ve ortadan kaldıracaktır.&amp;rdquo; (&lt;i&gt;İnsanca, Pek İnsanca&lt;/i&gt;, İthaki Yay., &amp;ccedil;ev. Mustafa T&amp;uuml;zel, İstanbul 2003). Nietzsche yazının devamında dinin ve sanatın narkoz etkisinin azılmasıyla k&amp;ouml;t&amp;uuml;l&amp;uuml;klerin daha iyi kavranabileceğini s&amp;ouml;yler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&amp;nbsp; Sim&amp;uuml;lasyon ve y&amp;uuml;ksekger&amp;ccedil;eklik savlarıyla beraber d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;m&amp;uuml;zde k&amp;ouml;t&amp;uuml;l&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n, zulm&amp;uuml;n sanat/edebiyat tarafından nasıl da buharlaştırıldığını daha iyi anlayabiliriz. &amp;Ouml;yk&amp;uuml;m&amp;uuml;z a&amp;ccedil;ısından bakıldığında, &amp;ouml;zellikle son yirmi-yirmibeş yılda onun yarattığı afyon etkisini t&amp;uuml;m &amp;ccedil;ıplaklığıyla birlikte g&amp;ouml;rebiliriz. -Genellemelerin her zaman &amp;ccedil;ok &amp;ouml;nemli isti.. ( &lt;a href=&quot;http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-oykunun-aydinligi_39909341.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 28 Mar 2009 18:22:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Cemal Şakar/İnce Sazlar Eşliğinde</title>
            <link>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-ince-sazlar-esliginde_37681821.html</link>
            <guid>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-ince-sazlar-esliginde_37681821.html</guid> 
            <description>&lt;p align=&quot;right&quot;&gt;&lt;i&gt;&amp;ldquo;Yıkılır bir g&amp;uuml;n olur mahkemeler, ma&amp;rsquo;bedler;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt; &lt;p align=&quot;right&quot;&gt;&lt;i&gt;En temiz yerleri en kirli ayaklar &amp;ccedil;iğner;&amp;rdquo;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt; &lt;p align=&quot;right&quot;&gt;Mehmet &amp;Acirc;kif&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&amp;ldquo;Ulv&amp;icirc; gayeler, muazzez maksadlar uğrunda yazılmış eserlerimiz bir mecmuayi bile dolduracak kemiyetde değildir. B&amp;ouml;yle iken bug&amp;uuml;n şunun bunun tarafından karalanmış m&amp;uuml;stekreh pa&amp;ccedil;avraların &amp;ccedil;oğalmasına neden tarafdar oluyoruz?&amp;rdquo; Bu soruyu H. Basri &amp;Ccedil;antay 1939 yılında yayınladığı &lt;i&gt;&amp;Uuml;lk&amp;uuml; Edebiyatı&lt;/i&gt; adlı risalesinde sorar. Yetmiş yıl &amp;ouml;nce sorulan bu t&amp;uuml;r sorular, o g&amp;uuml;n i&amp;ccedil;in bile yeni başlatılmış tartışmalar değildi. Meseleyi Eski Yunan&amp;rsquo;a kadar g&amp;ouml;t&amp;uuml;rebiliriz. A&amp;ccedil;ık&amp;ccedil;a g&amp;ouml;r&amp;uuml;leceği &amp;uuml;zre bu mesele sanat&amp;ccedil;ının tutumuyla, tarafıyla, durduğu yerle al&amp;acirc;kalıdır. Elbette b&amp;ouml;yle bir soruya verilecek cevap da yeni değildir; tartışmanın tarafları veri.. ( &lt;a href=&quot;http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-ince-sazlar-esliginde_37681821.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 04 Mar 2009 21:49:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>CEMAL ŞAKAR / EDEBİYATIN MÜEDDEP SUSKUNLUĞU</title>
            <link>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-edebiyatin-mueddep-suskunlugu_35193661.html</link>
            <guid>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-edebiyatin-mueddep-suskunlugu_35193661.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Modernizm &amp;ouml;nce tanrıyı &amp;ouml;ld&amp;uuml;rd&amp;uuml;kten sonra rasyonalitenin ağır tahakk&amp;uuml;m&amp;uuml; altında, insanların gelenekten tevar&amp;uuml;s ettiği mitleri de, dine ait hurafeler olarak telakki edip toplumsal hafızadan kovdu. Modernlerin inan&amp;ccedil;ları &amp;ouml;telenebilir, ertelenebilir değildi. Onlar &amp;ouml;tede, zamansal ve mek&amp;acirc;nsal olarak uzaklarda olan cenneti; hemen, şimdi, burada var etmenin derdindeydiler. &amp;Ouml;te d&amp;uuml;nyada vaat edilenler &amp;lsquo;şimdi&amp;rsquo;nin i&amp;ccedil;ine sığdırılmalıydı. İnsana dair t&amp;uuml;m vaatler ve &amp;uuml;mitler; zaman ve mek&amp;acirc;nın i&amp;ccedil;inde, bir anlamda madd&amp;icirc; d&amp;uuml;nyada, sınırlı olanın i&amp;ccedil;inde; ama dokunulabilir, koklanabilir yani ele ge&amp;ccedil;irilebilir bir somutlukta ve &amp;lsquo;bu d&amp;uuml;nyada var edilmeliydi. Kısacası kendine yeten bir d&amp;uuml;nya tasavvuru geliştirmenin peşindeydiler.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ancak kısa bir zaman sonra toplumsal muhayyile &amp;ouml;telere uzanmayan, &amp;ouml;telerden beslenmeyen, sadece rasyonelle aydınlanmış &amp;ccedil;ıplak bir alana tahamm&amp;uuml;l edemeyip maneviyat arayışına girmiş ve bu ilişkiden yeni mitler &amp;uuml;retmeye başlamıştır. Burada modernlerin maneviyat, kutsallık &amp;uuml;retme bi&amp;ccedil;imlerine, pratiklerine girmeden şu tespiti yapabiliriz: Rasyonalitenin yarattığı aydınlık; ortaya &amp;ccedil;ıkmaya başlayan ulus devletleşme s&amp;uuml;recinde insanları bir ortak payda altında toplayabilecek bir &amp;ccedil;ekim oluşturamamıştı. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Mon, 02 Feb 2009 00:29:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>CEMAL ŞAKAR / SANATTA AYIP OLMAZ</title>
            <link>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-sanatta-ayip-olmaz_34073991.html</link>
            <guid>http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-sanatta-ayip-olmaz_34073991.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Daha &amp;ccedil;ok g&amp;ouml;rsel sanatlar i&amp;ccedil;in kullanılan bu ifade, &amp;ouml;zellikle 20. y&amp;uuml;zyılın ikinci yarısından sonra cinselliğin/erotizmin edebiyatı da kuşatmasıyla birlikte, genelleşerek t&amp;uuml;m sanatlar i&amp;ccedil;in kullanılır oldu. Modernizmin, tanrıyı &amp;ouml;ld&amp;uuml;r&amp;uuml;p her şeyi mubahlaştırmasının burada payının b&amp;uuml;y&amp;uuml;k olduğunu biliyoruz. Her şeyin g&amp;ouml;rece bir anlam ifade ettiği bu anlayıştan ahlak da kendi nasibini aldı ve ahlak&amp;icirc; ilkeler g&amp;ouml;rece bir anlam ifade etmeye başladı. Sahne dışında, toplum tarafından &amp;lsquo;ayıp&amp;rsquo; kabul edilen bir edim; artistin &amp;lsquo;sahnedeki&amp;rsquo; rol&amp;uuml;ne d&amp;ouml;n&amp;uuml;şt&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nde, sanatsal bir imge olarak kabul edilebilir oldu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu olgu genellikle, yaşananların ya da anlatılanların &amp;lsquo;ger&amp;ccedil;ek&amp;rsquo; olmadığı; her şeyin &amp;lsquo;rol icabı&amp;rsquo; yapıldığı şeklinde a&amp;ccedil;ıklandı. Zaten sanat da nihayetinde &amp;lsquo;kurmaca&amp;rsquo;; ger&amp;ccedil;eği sadece yansılayan bir ifade bi&amp;ccedil;imiydi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Aslında sanatın son &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;mlemede yalanlanmasından &amp;ouml;te, sorun insana &amp;lsquo;şeref&amp;rsquo; bahşeden temellerin yıkılmaya &amp;ccedil;alışılmasıdır. Bu &amp;ccedil;abayla birlikte ahlak ile yaratılış arasındaki bağ berhava edilmiş; &amp;lsquo;insan&amp;icirc;&amp;rsquo; nitelikler sorgulanmaya başlanmıştır. İnsan, bu bağsızlığın/y&amp;uuml;ks&amp;uuml;zl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n getirdiği &amp;ouml;zg&amp;uuml;rl&amp;uuml;k/&amp;ouml;zerklik sayesinde, hangi kişisel ilkeleri ve &amp;ouml;zel hakikatleri benimsediğinin &amp;ccedil;ok da &amp;ouml;nemli olmadığı bireysel bir varolma alanını kendisi i&amp;ccedil;in a&amp;ccedil;mıştır. Ahlaklı olma, ahlak&amp;icirc; davranma, s&amp;ouml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; ettiğimiz bağsızlık/y&amp;uuml;ks&amp;uuml;zl&amp;uuml;kle birlikte, bir &amp;ouml;dev, sorumluluk olmaktan &amp;ccedil;ıkmış, olumsal bir niteliğe b&amp;uuml.. ( &lt;a href=&quot;http://cemalsakar.blogcu.com/cemal-sakar-sanatta-ayip-olmaz_34073991.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 Oct 2009 20:23:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Zeki Bulduk/Düşlerin Adamı Cemal Şakar</title>
            <link>http://cemalsakar.blogcu.com/zeki-bulduk-duslerin-adami-cemal-sakar_32879391.html</link>
            <guid>http://cemalsakar.blogcu.com/zeki-bulduk-duslerin-adami-cemal-sakar_32879391.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Cemal Şakarla&amp;nbsp;&amp;nbsp;kısa s&amp;uuml;ren bir yolculuğu paylaşmıştım o gece. Ara&amp;ccedil; bizi &amp;Ccedil;engelk&amp;ouml;y sırtlarına doğru g&amp;ouml;t&amp;uuml;r&amp;uuml;yordu. Aracın i&amp;ccedil;erisinde &amp;Ccedil;ehov&quot;un o meşhur tabancası da vardı: Bir &amp;ouml;yk&amp;uuml;de silahtan bahsediyorsanız, o silah mutlaka patlamalı, diyordu &amp;ouml;n koltukta oturan ağabeyimiz. Bildiğim bir s&amp;ouml;z&amp;uuml; başka bir ağızdan ve inanarak, tartarak s&amp;ouml;ylenmiş bir bi&amp;ccedil;imde duyunca durdum ve bu adam kim? dedim, ara&amp;ccedil;tan inince Hasan Kuvvet&quot;e. &amp;ldquo;O, Cemal Abi, Cemal Şakar!&amp;rdquo; demişti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img height=&quot;134&quot; src=&quot;http://www.dunyabizim.com/images/news/1706.jpg&quot; width=&quot;200&quot; align=&quot;right&quot; /&gt;Benim &amp;ouml;yk&amp;uuml;c&amp;uuml;lerim vardır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Duru yazarlar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Derin yazarlar.&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Mon, 05 Jan 2009 00:51:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>S: Kemal Yazgıç/Hayalperdesi'ne yansıyanlar</title>
            <link>http://cemalsakar.blogcu.com/s-kemal-yazgic-hayalperdesi-ne-yansiyanlar_26141191.html</link>
            <guid>http://cemalsakar.blogcu.com/s-kemal-yazgic-hayalperdesi-ne-yansiyanlar_26141191.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Kendini &amp;ldquo;&amp;ouml;yk&amp;uuml;ye&amp;rdquo; hasretmiş bir yazarımız olan Cemal Şakar&amp;rsquo;ın Selis Yayınları&amp;rsquo;ndan &amp;ccedil;ıkan 5. &amp;ouml;yk&amp;uuml; kitabı Hayalperdesi, onun ulaştığı ustalığı ispatlayan bir kitap. 12 &amp;ouml;yk&amp;uuml;den oluşan kitapta, Şakar&amp;rsquo;ın &amp;ouml;yk&amp;uuml; d&amp;uuml;nyası &amp;ldquo;sağlam&amp;rdquo; bir kurguya, emek mahs&amp;uuml;l&amp;uuml; bir dile yaslanıyor. Ancak bundan ibaret de kalmıyor. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; &amp;ldquo;insanı&amp;rdquo; anlatıyor Cemal Şakar.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Kendisiyle yapılan bir s&amp;ouml;yleşide &amp;ldquo;insanın yery&amp;uuml;z&amp;uuml;nde bulunma halini en g&amp;uuml;zel anlatan duyarlılığın h&amp;uuml;z&amp;uuml;n olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum&amp;rdquo; diyen Şakar&amp;rsquo;ın kitabında yenilen, tutunamayan karakterler &amp;ccedil;ok. Kah kendine, kah &amp;ccedil;evresine kah ideallerine yenilen insanlar bunlar. Ancak en &amp;ccedil;ok da KENDİLERİNE. Bilgisayarın Word Belgesine &amp;ldquo;Anlatabilmeliydim&amp;rdquo; yazıp devamını getiremeyen yazarın, televizyonda haberlerden Bağdat, Kud&amp;uuml;s, Kabil haberlerine ka&amp;ccedil; kişi &amp;ouml;lm&amp;uuml;ş diye bakmaktan ve dedikodu yapıp, enerjilerini ev, otomobil almaktan başka &amp;ldquo;anlamlı&amp;rdquo; bir şeye odaklamayan eski idealist arkadaşların, &amp;ldquo;G&amp;uuml;neşe Y&amp;uuml;r&amp;uuml;mek&amp;rdquo; isterken bir işporta tezgahına bile tutunamayan devrimcinin en b&amp;uuml;y&amp;uum.. ( &lt;a href=&quot;http://cemalsakar.blogcu.com/s-kemal-yazgic-hayalperdesi-ne-yansiyanlar_26141191.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 12 Oct 2008 19:20:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://cemalsakar.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>