rasim özdenören’den “resmi ideoloji / yazınsal iktid

Cemal Şakar, Ahmet Oktay'ın bir yazısındaki tespitlerden hareketle resmî ideolojinin dışladığı yazarları konu edinirken şu örneklere baş vuruyor: "Tevfik Fikret-Mehmet Akif; Yahya Kemal-Nazım Hikmet; Ahmet Muhip Dıranas-Necip Fazıl Kısakürek; Cemal Süreya-Sezai Karakoç; Edip Cansever-Cahit Zarifoğlu; Ataol Behramoğlu-İsmet Özel; Bilge Karasu-Rasim Özdenören; Oğuz Aral-Hasan Aycın gibi tercihlerinde yazınsal iktidarın oyunu hep adını ilk zikrettiklerimizden yana kullanması da bu ideolojik/siyasal seçimin bir sonucudur."(Hece, sayı: 98, Şubat 2005, s.14 vd.).

Ramazan Dikmen'e ve Terry Eagleton'a yapılan referanslarla zenginleştirilmiş olan yazının sonlarına doğru Şakar: "Resmî söylemi dışlayarak söz söylemeye çalışan aydınların sözü, 'dışarıda' bırakılarak her zaman yalnızlığa itilmeye çalışılmıştır. Dahası marjinal, radikal, sadece siyasî nedenlerle devlete karşı yönelmiş bir öfke olarak nitelendirilmiştir. Böylece halk ile 'söz' arasında derin uçurumların oluşması umulmuştur. Abdülhamid'e Kızıl Sultan sıfatını vermekle işe koyulan bu 'sivil iktidar'ın; bir dönem 'içeride' yer almış Mehmed Akif ve Hasan Basri Çantay gibi aydınları, ilerleyen yıllarda zeminin kayganlığı ve geçişkenliği nedeniyle nasıl kovuşturduğunu; başından beri 'dışarıda' kalmayı seçen Said Nursî'yi, Süleyman Hilmi Tunahan'ı ve Necip Fazıl Kısakürek'i nasıl cezalandırdığını; Sezai Karakoç ve Nuri Pakdil'i nasıl görmezden geldiğini biliyoruz." Diyor. Bu fikir, A. Oktay'dan alıntılanan: "Şiirin tarihi yazınsal iktidarların yenilgileriyle doludur." cümlesiyle tamamlanmak gerekiyor.

Cemal Şakar'ın yazısı münasebetiyle ben, aynı bağlamda fakat farklı bir düzleme göndermede bulunmak istiyorum, o da, edebiyat olgusunun iktisadî gerçeklikle bağlantısıdır. Lukacs, Avrupa Gerçekçiliği adlı eserinde, Balzac'ın Sönmüş Hayaller romanını irdelerken, kapitalizmin, edebiyatı meta durumuna düşürdüğünü dile getirerek şu görüşlere yer veriyor: "Sönmüş Hayaller bu genel süreç içerisinde insan ruhunun kapitalizmin yörüngesi içine nasıl çekildiğini gösteren traji-komik bir destandır. Romanın teması, edebiyatı ve onunla birlikte her ideolojinin bir mal haline dönüşüşüdür; entelektüel, edebî ve artistik etkinlik alanlarının bu tam 'kapitalistleşmesi', Napolyon sonrası dönemi kuşağının genel trajedisini, Balzac'ın en büyük çağdaşı Stendhal'in yapıtlarında da bulunabilen çok daha derinden kavranmış bir toplumsal örneğe uydurmaktadır. Edebiyatın bir mal durumuna dönüşü Balzac tarafından en ince ayrıntısına kadar çizilmiştir. Yazarın düşüncelerinden, coşkularından ve inançlarından bunları yazdığı kağıda kadar her şey, satılan ve satın alınabilen bir mal durumuna dönüşmüştür. Kapitalizmin bu kuralının ideolojik sonuçlarını genel terimlerle kaydetmekle de yetinmez Balzac, somut 'kapitalistleşme' sürecinin aşamalarını, süreci yöneten tüm etmenlerle birlikte açıklar." (Avrupa Gerçekçiliği, Georg Lukacs, çev: Mehmet H. Doğan, Payel Y. İst. 1987, s.67).

Resmî iktidar, dolayısıyla resmî ideoloji ve oradan hareketle edebî iktidar, kendi söyleminin ürünü olan eseri öne çıkartmak isteyecektir. İster. İstiyor. Ancak resmî iktidarla edebî iktidarın örtüştüğünü gözden yitirmezsek, edebî iktidarın kolladığı ürünün aynı zamanda metaya dönüşme kaderini yaşadığını/yaşayacağını da kabul etmemiz kaçınılmaz olur. Bu ne demektir? Bu, artık, ürünün, bağımsız bir iradeyle ortaya çıkartılamaması anlamına gelir. Yani edebiyat, tümüyle bağımsızlığını yitirir, yürürlükteki düzenin taleplerini karşılamaya yönelik bir süreç içinde işlemeye başlar. Başka bir görüngüden bakıldıkta, edebiyatçı (yazar) da, kendi ürününün kölesi haline gelir.

Edebî iktidarın dışladığı (ya da dışladığını sandığı) ürünler ne olur peki? Göz ardı ediliyor, görmezlikten geliniyor, yok sayılıyor diye tedavülden çekilir ve gerçekten yok olur mu? Onlar, satış imkânları kısıtlanmış da olsa, okul kitaplarından kovulmuş da olsa, gerçek okuyucu tarafından her zaman aranır, bulunur ve okunur. Ve uzun vadede rövanşın onlarda olduğu da bilinmeyen bir şey değildir.

 

Yeni Şafak 24.2.2005

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !